Global Enerji
İçindekiler Sayı: 24
Temmuz enflasyonu kritik
Yok mu arttıran!
Kârları doğalgaz yedi
Madende kaza kader mi?
Kamu, küçülme hedefi kapsamında madenleri özel sektöre rödovans (kiralama) usulüyle devrederken, denetim ve eğitim önem kazanıyor. Çünkü son aylarda özel sektör işletmelerinde peş peşe yaşanan ölümlü kazalar, yeni sürecin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir

Osman Sevaioğlu

Liberal piyasalarda elektrik kesintileri
Liberal sistem işletmeciliği piyasa aktörlerinin keyfi davranacağı bir sistem değildir.

Liberal elektrik piyasalarında elektrik kesintilerin olmamasını sağlayan en önemli iki düzenleme İletim Şebeke Yönetmeliği (Grid Code) ve buna dayalı olarak düzenlenmesi gereken Yan Hizmetler Yönetmeliği'dir. Bunlardan birincisi çıkmış, diğeri ise TEİAŞ tarafından düzenlenmesinin ardından, EPDK tarafından uygulamaya konulmayı beklemektedir.

Yetki ve sorumluluk bakımından tüketicileri fazla ilgilendirmediği için geniş kitle tarafından fazla bilinmeyen İletim Şebeke Yönetmeliği, TEİAŞ tarafından sistem işletmesi ile ilgili olarak ihtiyaç duyulan destek hizmetlerinin piyasa aktörlerinden bedeli karşılığında alınmasını düzenlemektedir.

Oldukça geniş kapsamlı olan bu Yönetmelikte, liberal piyasada aktörlerinin neleri yapabilecekleri, neleri yapamayacakları, kuralları çiğnedikleri takdirde kendileri hakkında ne gibi müeyyideler uygulanacağı gibi hususlar düzenlenmiştir.

EPDK tarafından yayınlanan ve lisansa dercedilen, yani lisanslı faaliyetin ön şartı mahiyetinde olan söz konusu yönetmelik özel, kamu, tüm piyasa aktörleri için bağlayıcıdır.

Devletçi bir zihniyetle yetişmiş bu makalenin yazarı da dâhilçoğu kişi için böyle bir yönetmelik ilk bakışta gereği tartışılabilir bir düzenleme olarak görünebilir. Her şeyin tek elden yönetildiği devletçi işletme modellerinin uygulandığı dönemde yetişmiş, mühendislik yapmış birisi için "Boşta bekletilen bir santral için ödeme yapılması" veya "Müşterisini bırakması karşılığında bir santrale ödeme yapılması" gibi kavramların anlaşılabilmesi kolay değildir. Nitekim, 4628'den bu yana beş yıl geçmiş olmasına rağmen, bugün bile bu ülkede hala hiç de az olmayan sayıda; "Her şeyi mahvettiniz. Eskiden bu iş ne kadar kolaydı. Zaten ben bu liberal modelin çalışmayacağını söylemiştim" diyen kişilerin olması aslında bundandır.

Liberal işletme modeli elbette zor ve karmaşıktır. Anlaşılması, düşünülmesi, düzenlenmesi ve işletilmesi elbette eskiye göre çok daha fazla bilgi birikimi, karmaşık bir iletişim ve bilişim altyapısı, işletme modelleri, bu modellere dayalı yazılım desteği, bilgi ve teknoloji birikimi gerektirmektedir ve bunlar olmadan otel kürsülerinde söylenen sözler aslında hiçbir şeydir.

Sorunun esası ise aslında tam olarak finansal ve teknik olmaktan ziyade liberal modele inanmak ve yasal düzenlemelerle bu modeli baltalamak değil- desteklemektir.

Liberal elektrik piyasasında kamu, özel, tüm piyasa aktörlerinin sistemin işletilmesi üzerinde belli sorumlulukları vardır ve bu sorumluluklar TEİAŞ tarafından yönlendirilir. Sistemin "acil" veya "düzeltim işletme durumu"na girmesi halinde, TEİAŞ Sistem İşletme Merkezi İletim Şebeke Yönetmeliği'nin kendisine verdiği yetkiye dayalı olarak, istediği santrali müşterisinden ayırarak kendisine bağlayabilir, yani gerilimleri yükseltebilmek için reaktif enerji üretilmesi yönünde talimat verebilir, frekansın yükseltilebilmesi için istediği santrali devreye alabilir, istediği yükü atabilir veya bu yükü bir başka şirkete ait dağıtım sistemi üzerinden besleyebilir. Tüm bu talimatlar geçen haftalarda tartışıldığı gibi; "TEİAŞ tarafından yazı veya posta ile antetli kâğıda yazılarak" değil, kramportör vasıtası ile anında direkt olarak iletilir.

Öte yandan, TEİAŞ'ın kendisine verdiği talimat doğrultusunda hareket ederek müşterisini bırakan bir özel sektör santralinin veya kendi üzerinden başka bir yükü beslemek zorunda kalan dağıtım sistemi işletmecisinin, belli bir gelir kaybına uğrayacağı ve mağdur olacağı da bir gerçektir.

Liberal sistem işletmeciliği elbette piyasa aktörlerinin canlarının istediğini yapabildiği, istedikleri zaman devreye girdikleri, istemedikleri zaman devreye girmedikleri, kendi menfaatleri doğrultusunda her şeyi yapabildikleri bir sistem olmadığı gibi, onların TEİAŞ tarafından verilen talimatlar doğrultusunda cebren zarara uğratıldığı ve bu sonunda zararları ile başbaşa bırakıldığı bir sistem de değildir. Bunlardan birincisinde hizmet sunmayı reddeden piyasa aktörüne EPDK tarafından gerekli müeyyidelerin uygulanması, ikincisinde ise gelir kaybına uğrayan piyasa aktörüne "Yan Hizmet Anlaşması" kapsamında sunulan hizmetin bedelinin ödenmesi söz konusudur.

Bugüne kadar gerek sektör, gerek EPDK, gerekse ETKB tarafından üzerinde fazla durulmayan "Yan Hizmet Anlaşması"na dayalı hizmetler; TEİAŞ tarafından İletim Şebeke Yönetmeliği kapsamında piyasa aktörlerinden satın alınan çeşitli destek hizmetleridir. Bu hizmetler kısmen; reaktif enerji üretimi, sıcak yedek olarak bekleme hizmeti, müşteriyi bırakma, yani yük atma, frekansa destek sağlama, bir başka dağıtım şirketine ait enerji akışını kendi üzerinden gerçekleştirme şeklinde sıralanabilir.

Yan hizmetler için ödeme, TEİAŞ tarafından piyasa aktörlerinden kesilen iletim bedellerinden yapılabileceği gibi, diğer ülkelerdeki liberal piyasa modellerinde olduğu gibi; "Yan Hizmetler Fonu" adı altında ayrı bir fondan da yapılabilir. Konunun önemi ve ciddiyeti, geçtiğimiz günlerde yaşadığımız yedi saat süren elektrik kesintileri ile artık anlaşılmış olmalıdır.
Sayfayy GönderÇykty AlEditöre E-posta At
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital