|
|
|
|
 |
Osman Sevaioğlu
Elektrik piyasasının çöküşü Siyasi iktidar, yasalaştırmaya çalıştığı 5456 sayılı taslak ile elektrik piyasasının çöküşünü ilan ediyor.
|
|
İnce belli bardak. İçinde kıpkırmızı bergamut kokulu çay. Şekersiz. Bir yudum, bir yudum daha. Kesmiyor. Camdan bakıyorum. Ankara. Ey Ankara, canım Ankara ... Ne yapmalı? Neresinden başlamalı? 2001'den mi? Bugünden mi? Bugüne nasıl gelindiğinden mi? Yoksa daha geçmişten, 1984'ten mi?
Ey ehli idrak..! Ey ehli irfan... Ey otel köşelerindeki serbest piyasa söylemcileri... Gelin... Yaklaşın. Korkmayın. Uzak durmayın. Buraya gelin... Gelin diyorum... Bakın, burada neler yazıyor... Gelin... Hep beraber okuyalım.
Madde 3(1) ... (4) Bu Kanun kapsamında, işletmeye girdikten sonraki 15 yıllık süre boyunca şirketler tarafından yıllara sar olarak teklif edilecek elektrik enerjisi üretim miktarları ile yine şirketler tarafından perakende ve toptan satış lisansı sahibi şirketlere teklif edilecek yıllık birim elektrik enerjisi satış fiyatlarının çarpımı sonucu oluşacak elektrik alım bedellerinin önceden saptanmış belirli bir iskonto haddi üzerinden yarışmanın yapıldığı tarihe indirgenmiş değerlerinin toplamı olarak en düşük teklifi veren şirket veya şirketler bu Kanun hükümlerinden yararlanmaya hak kazanır.
Yani diyorlar ki, "Bak kardeşim. Sen orada, burada elektrik piyasası söylemleri yapmaya devam edebilirsin, ama bil ki, bu piyasa işlemiyor. Hem ortada piyasa falan da yok. Yani 4628 fiilen işlemedi kardeşim. Şurada 2009'a da az kaldı ve arztalep arasındaki açık da artık iyice görünmeye başladı. Yani, durum giderek zorlaşıyor. 2009'da burada başka bir siyasi iktidar olmayacak. Yine ben olacağım. Halının altını süpürmek de 2009'da yine bana kalacak. Ben karar verdim; kömür mü olur, nükleer mi olur? Gelin buraya ... Bana, yani kamuya teklif verin, alacağım."
Santral kuracak şirketin belirlenmesi; uygulama esasları
Madde 4(1) Bu Kanun kapsamında üretilen elektrik enerjisinin satışında aşağıda yer alan esaslar uygulanır: a) Perakende ve toptan satış lisansı sahibi tüzel kişiler santralden üretilen elektrik enerjisini 15 yıllık ikili anlaşmalar çerçevesinde satın alır. Bu Kanun kapsamında toptan ve perakende satış lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından üstlenilecek elektrik enerjisi alımına ilişkin hükümler lisanslarına derç edilir.
b) Toptan ve perakende satış şirketlerine satışı yapılacak miktarla santralin üreteceği elektrik miktarı arasında kontrata bağlanamayan bir üretim fazlası oluşursa, bu miktar için TETAŞ alım anlaşması yapar. Yani diyorlar ki, "Özelleştirmelerini seçim sonrasına bıraktığım dağıtım şirketleri var ya. İşte onların perakende kollarına, aslında kol falan da yoktur, zira perakende şirketlerinin faaliyetlerinin en az 5 yıl ertelenmesi ile dağıtım ve perakende faaliyetlerinin ayrıştırılmasının da fiilen önüne geçilmiş durumdadır, alım yükümlülüğü, yani üretici firmaya 15 yıllık alım garantisi vereceğim. Daha sonra da bu şirketleri İşletme Hakkı Devri modeli ile serbest(!)leştireceğim. Ayrıca, ben çok güçlüyüm. O kadar güçlüyüm ki, olmayanserbest piyasada ikili anlaşmalarla özel hukuk hükümlerine göre elektrik ticareti yapmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan lisans almış toptancı şirketlere de aynı şekilde alım yükümlülüğü getireceğim. Eğer bu şirketler bu santrallerin ürettiği elektriğin tamamını alamazlarsa, onun da kolayı var. TETAŞ! Gel buraya... İyi ki varsın... Firma sen de gel... İmzalayın şurayı... Al kardeşim bu elektriği... Şimdi sat kardeşim bu elektriği TEDAŞ'lara..."
Kamu iştiraki ve yatırımı
Madde 6(1) Bu Kanundan yararlanmaya hak kazanan şirket ile bir iktisad devlet teşekkülü, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde iştirak ilişkisi kurabilir. (2) Kamu şirketleri bu Kanun kapsamındaki santral
leri yapabilir. Bu amaçla Bakanlar Kurulunca, santral kurmak, kurdurmak ve/veya işletmek, işlettirmek ve üretilen elektriğin satışını yapmak üzere 233 sayılı KHK'ye tâbi olmaksızın özel hukuk hükümlerine tâbi şirket kurulmasına karar verilebilir. Bu kapsamda kurulacak şirkete özel sektör şirketleri talep ettikleri oranda ortak olabilirler.
Yani diyorlar ki, "Bugüne kadar; uzun dönemli alım garantileri, içinde bulunduğumuz yüksek elektrik fiyatlarının asıl nedenidir. Bu garantilerle bu ülkeye ve halkımıza ihanet edilmiştir. İşte bu hususta hazırlanmış Meclis Araştırma Komisyonu Raporu, işte Sayıştay Raporu, işte DDK Raporu... Bu alım garantilerini verenler bunun hesabını yüce yargı önünde vereceklerdir. Bizimle birlikte artık yepyeni bir dönem başlamıştır" söylemleri ile bugüne kadar da sağ salim geldim. Ama artık deniz bitti. Arztalep açığı kapıda. Şimdi artık bu kadar söylemden sonra ortaya çıkıp da; "Şu kömür ve nükleer firmalarına 15 yıllık alım garantisi vereceğiz" dersem bunu kimseye açıklayamam. Özellikle son 5 yılda üzerine gittiklerim başta olmak üzere, herkes üzerime gelir. Onun için bu firmalar "kamu görünümü"ne sahip olmalıdır, yani bu firrmalarla kamu ortak olmalıdır. O zaman; kolayca; "Ne yapalım kardeşim, bir kamu firması bir başka kamu firmasına elektrik satıyor. Ne var bunda?" diyebilirim.
Teşvikler
Madde 7(2) Bu Kanun kapsamında üzerinde santral kurulacak taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması halinde, bu taşınmazlar üzerinde şirket lehine, Maliye Bakanlığı tarafından diğer kamu kurum veya kuruluşlarının mülkiyetinde bulunması halinde ise Bakanlar Kurulu kararı ile bedelsiz olarak kullanma izni, irtifak hakkı tesis edilir. Bu taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin sürelerinin sonunda, maliyeti 5. maddenin 4. fıkrası kapsamında oluşturulan fonlardan karşılanmak üzere nükleer güç santralinin sökülmesi zorunludur. Söküm işinden ve taşınmazın çevre kuralları kapsamında kabul edilebilir hale getirilerek Hazineye iadesinden şirket sorumludur. Bu işlemler için fon kaynaklarının yetersiz kalması durumunda maliyetler Hazine tarafından karşılanır.
Yani diyorlar ki, "Ey girişimci firmalar... Gelin kurun. İşte size 49 yıllığına arazi. Ayrıca, söküm işinden de korkmayın. Ben (Hazine) öderim." Geçici Madde 2(1) EÜAŞ tarafından kömür tahsis (rödövans) ihalesi sonucunda kömür kullanım hakkı elde edecek şirketler tarafından yapılacak 1.000 MW üzeri güçte yerli kömür yakıtlı elektrik santrallerinden 2014 yılı sonuna kadar işletmeye girenlerin ürettiği elektrik, perakende ve toptan satış lisansı sahibi şirketlerce bu Kanunun 4. maddesi hükümlerine göre alınır.
(2) EÜAŞ tarafından yapılacak kömür tahsis (rödövans) ihalesinde isteklilerce, yıllara sar olarak rödövans bedeli ile 15 yıllık süre için yıllara sar olarak elektrik enerjisi alım miktarları ve yıllık birim elektrik enerjisi satış fiyatları teklif edilecektir.
(3) Bu ihalede seçim, şartnamede belirlenecek esaslar dahilinde, teklif edilecek yıllık üretim miktarları ile yıllık birim elektrik enerjisi satış fiyatlarının çarpımı sonucu oluşacak elektrik alım bedellerinin önceden saptanmış belirli bir iskonto haddi üzerinden ihalenin yapıldığı tarihe indirgenmiş değerleri toplamı ile rödövans bedelinin değerlendirilmesi sonucunda yapılır.
Yani diyorlar ki, "İster kömür olsun, ister nükleer... Farketmez. Gelin kurun... Size de aynı şekilde 'Uzun Dönemli Alım Garantileri' vereceğim." Şimdi diyecekler ki; "Üniversite hocası işte. Bu ülkenin sorunlarından hiç anlamadı ki... İki yıl Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nda üyelik yaptı, hâlâ bu sektörü öğrenemedi... Yasalaşmamış bir taslak (5456) hakkında ahkâm kesiyor."
Ne yapalım, belki de öyledir. Ey Ankara, Canım Ankara... Ey ince belli bardaktaki çay... Yegâne dostlarım... Yalnız kaldım ben... Not: Bu yazıda nükleer enerjiye ve yerli kömür kaynaklarının kullanımına karşı hiçbir görüş yoktur.
|
 |
   |
|
 |
|