Global Enerji
İçindekiler Sayı: 24
Temmuz enflasyonu kritik
Yok mu arttıran!
Kârları doğalgaz yedi
Madende kaza kader mi?
Kamu, küçülme hedefi kapsamında madenleri özel sektöre rödovans (kiralama) usulüyle devrederken, denetim ve eğitim önem kazanıyor. Çünkü son aylarda özel sektör işletmelerinde peş peşe yaşanan ölümlü kazalar, yeni sürecin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir

Gürkan Kumbaroğlu

Sürdürülebilirlik ve güvenilirlik
Potsdam'daki IAEE Kongresi'ne 400 kadar bildiri ile "Sürdürülebilirlik" ve "Güvenilirlik" kavtramları damgasını vurdu.

Uluslararası Enerji Ekonomisi Derneği'nin (IAEE) yirmidokuzuncu Uluslararası Kongresi 7-10 Haziran 2006 tarihleri arasında Almanya'nın Potsdam kentinde yapıldı. Açılış oturumunda konuşan İngiltere eski Enerji Bakanlarından Lord Howell of Guilford bir anısını dile getirdi. Enerjide dışa bağımlılıktan endişe duyan İngiltere eski Başbakanlarından Margaret Thatcher'a Almanya eski Başbakanı Helmut Schmidt piposunu ağzından çıkararak bilgiç bir eda ile şöyle diyor: "Sevgili Margaret, tüketicinin üreticiye olduğu kadar üreticinin de tüketiciye ihtiyacı var. Rusya her zaman güvenilir bir doğal gaz üreticisi olmuştur. Onlar bizi asla yarı yolda bırakmazlar."

"Başbakan Schmidt'i zaman haklı çıkarmadı" diyor Lord Howell ve geçtiğimiz kış Ukrayna hattındaki kesinti nedeniyle Avrupa'ya Rusya'dan giden gaz arzında yaşanan sorunu hatırlatıyor. Çözümü ise Rusya Enerji Bakanı Viktor Kristenko'nun ağzından sunuyor:

"Bağımlılık iyi değilse, bu bağımlılıktan kurtulmak gerekir."

Rus Bakan'ın bu ifadesi hem üretici hem de tüketici için geçerli. Önce üretici yönünü ele alalım. Gazprom Batı Avrupa'daki müşterileri ile anlaşmakta zorlanırsa onlara bağımlı kalmaz, Çin'e ve Asya'da başka ülkelere yönelebilir. Nitekim TNKBP İktisat Direktörü Ruslan Nickolov kongrede yaptığı sunumda Rus gazının Asya ülkelerine taşınması için geliştirilecek Uzak Doğu İhracat Koridoru ile birlikte 2030 yılına kadar öngörülen stratejileri anlattı.

Tüketici için ise bağımlılıktan kurtulmanın yolu kaynak çeşitlendirmesinden geçiyor. Avrupa Birliği bu yılın mart ayında yayımladığı 'Sürdürülebilir, Rekabetçi ve Güvenilir Enerji için bir Avrupa Stratejisi' başlıklı Yeşil Rapor'da gerekli uyarıları yapıyor, kaynak çeşitlendirmesi kapsamında güvenilir ve temiz enerji üretimi için bir minimum seviyenin hedeflenmesini öneriyor. Güvenilir ve temiz enerji, Sürdürülebilirlik ve Güvenilirlik kavramları, artık enerji politikalarının en önemli unsurları haline gelmiştir.

Kaynak çeşitlendirmesi adına yapılacak yatırımlara ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik alınacak önlemlere rağmen petrol ve doğal gazın enerji yelpazesinde ağırlığını sürdüreceği öngörüsü sürmektedir. IAEE kongresinde de bu görüşü teyit eden çeşitli sunumlar yapıldı. Örneğin Rotterdam Üniversitesi profesörlerinden Peter Odell, 2100 yılında enerji talebinin halen %40'ın üzerindeki bir oranda bu yakıtlar tarafından karşılanacağını öngörmektedir.

Diğer taraftan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Direktörü Claude Mandil yaptığı sunumda Dünyada birincil enerji talebinde hidrokarbon ve fosil yakıtların ekseninde beklenen büyümenin sürdürülebilir olmadığını vurgulamış, yenilenebilir ve nükleer enerji maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmalara öncelik verileceğini ve bu sayede 2020 yılından itibaren bu teknolojilerin hızla yaygınlaşabileceğini belirtmiştir.

Kongrede başkanlığını yaptığım 'Technology Learning' oturumunda ise İngiltere, Almanya, Hindistan ve Türkiye verileri kullanılarak yenilenebilir enerji teknolojilerinin yaygınlaşması ile bunların üretim maliyetlerinde beklenen düşüşün etkileri üzerine çeşitli ampirik çalışmalar sunuldu. Oturumda katılımcılara modelleme çalışmalarımız sonucunda küresel gelişmeler ışığında başta jeotermal, rüzgar ve biyoenerji kaynakları olmak üzere yenilenebilir enerji teknolojilerinin ülkemizde orta vadede yaygınlaşmasını beklediğimizi bilimsel açıklamaları ile anlattım.

Potsdam'daki IAEE Kongresi'ne 400 kadar bildiri ile sürdürülebilirlik ve güvenilirlik kavramları damgasını vurmuş, sektörün çok farklı konu ve sorunları "Güvenilirlik" ana başlığı altında sürdürülebilirlik boyutunda irdelenmiştir. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin, yeni uygulamaların ve tecrübelerin takip edilmesi açısından bu gibi organizasyonlar büyük önem taşımaktadır. Örneğin emisyon ticareti uygulamalarında ülkemiz projelerinin faydalanabileceği yeni imkanlar olduğunu öğrendim. Bu konuda uzmanlaşmış bir Alman danışmanlık şirketinin yetkilisinden edindiğim bilgiye göre Kyoto Protokolü'ne taraf olmadığı için uluslararası emisyon ticaretinden pay alamayan Türkiye gibi ülkelerin temiz enerji projeleri sayesinde elde edecekleri emisyon tasarruflarınıprotokol kapsamında yapılan ticaret ile oluşan piyasa fiyatlarının çok altında da olsasertifikalandırıp yabancı kişi ve kuruluşlara satma imkanı bulunmaktadır.

Bu gibi organisazyonların diğer bir faydası, yarattığı uluslararası sinerji ve geliştirilen sosyal ilişkiler. IAEE üyeleri kongreden kongreye biraraya gelen büyük bir aile izlenimi veriyor. Türkiye'den bu aile içerisine katılım sağlamak sektörün gelişimi açısından önemli gözükmektedir. Ülkemizden de bazı Enerji Ekonomisi Derneği üyelerinin yanısıra EPDK yetkililerinin de Potsdam kongresine katılmış olmalarını görmek sevindiricidir. Enerji Ekonomisi Derneği Türk enerji dünyasını bu uluslararası topluluğa entegre etmek için çabalarını yoğunlaştıracaktır.
Sayfayy GönderÇykty AlEditöre E-posta At
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital