Global Enerji
İçindekiler Sayı: 24
Temmuz enflasyonu kritik
Yok mu arttıran!
Kârları doğalgaz yedi
Madende kaza kader mi?
Kamu, küçülme hedefi kapsamında madenleri özel sektöre rödovans (kiralama) usulüyle devrederken, denetim ve eğitim önem kazanıyor. Çünkü son aylarda özel sektör işletmelerinde peş peşe yaşanan ölümlü kazalar, yeni sürecin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir

Tuncay Derman

1 Temmuz olayı
Enerji yönetimi, talebi karşılayacak enerjiyi bulamamış, kendi elektriğini temin etmek için kurulmuş otoprodüktörlere muhtaç duruma düşmüştür.

Siyasi otorite tarafından, gerçek nedenleri kamuoyundan özenle gizlenerek kolay yoldan sorumlusu bulunduğu için olacak, ülkemizin batı yöresini saatlerce karanlığa mahkûm eden 1 Temmuz 2006 gecesi elektrik kesintisi olayı medyamızda bir "yanlışlıklar komedisi"ne dönüştü. Kamuoyu, medya sayesinde olaydan haberdar olurken, olayın sorumlusunun özel sektöre ait otoprodüktör/üretim santralleri olduğunu, daha elektrik kesintisi sona ermeden ışık hızıyla öğrendi.

Siyasi otoritenin, sorumluluktan sıyrılma konusunda kamuoyuna yönelik bu taktiği ilk değildir. Örneklerini daha önce başka olaylarda yaşadık. Bu taktikle ortaya çıkan çok daha ağır sorumlulukların nasıl örtbas edilmek istendiğine tanık olduk. Onun için son taktik olayı yadırgamadık.

Kamuya ait Bursa Doğalgaz Çevrim Santrali ile bağlantılı bir noktada başlayan olayda, küçük bir ayrıntı kamuoyundan gizlenmiştir. Duyumlara göre, olay Bursa Doğalgaz Santrali ile Bursa Sanayi Bölgesi arasındaki iletim hatlarından birinin güç ayırıcısının aşırı yükten hasarlı biçimde devre dışı olmasıyla başlamıştır. Bu sırada saat 20:30 ya da 20:50'dir. Özellikle ülkemizin batı yöresindeki turistik yerleşimleri kapsayan 13 ilin saatlerce karanlıkta kalmasına yol açan kamuya ait Bursa Doğalgaz Çevrim Santrali'nin sistem dışı olduğu saat ise yine duyumlara göre, 21:50'dir. Arada en az bir saatlik önemli bir zaman dilimi vardır.

Ülkenin her yöresinde 18:00 ile 22:00 saatleri arası puant (elektriğin en çok kullanıldığı zaman) dilimidir. Puant saatlerinde satın alınsın ya da satılsın, en yüksek elektrik tarifesinin uygulandığını biliyoruz. Puant dışı, özellikle saat 22:00'den sonra ise en düşük elektrik tarifesinin uygulandığını da...

Enerji Bakanımız Sayın Hilmi Güler'in, özellikle kamuya ait pahalı elektrik üreten doğalgaz santrallerinin rölantiye alındığını, bunlar yerine kamunun daha ucuz elektrik üreten hidroelektrik ve kömür santrallerinin çalıştırıldığı beyanları üzerinden çok zaman geçmemiştir. Olay gecesi Bursa Doğalgaz Santrali'nin çalıştığı, sistemden (nasıl olduysa) çıktığında, ülkemizin neredeyse üçte birinin karanlıkta kalmasından anlaşılıyor. Bunun da yetmediği, Bursa Sanayi Bölgesi'ndeki otoprodüktör/üretim santrallerinden de elektrik alındığı, güç ayırıcısı arızası sonucu ortaya çıkıyor.

Otoprodüktör/üretim santralleri, kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş elektrik üretim tesisleridir. İhtiyaç halinde, kamu işletimindeki ulusal elektrik sisteminden de elektrik alabilirler. Ya da sisteme ürettikleri elektrikten ihtiyaç fazlasını verebilirler; doğal olarak, ürettikleri elektriğin en azından maliyetini karşılayacak bir tarife ile... Oysa onlardan hem ihtiyaç fazlası elektrikleri istenmekte, hem de özellikle son dönemde % 60 artan doğalgaz fiyatı nedeniyle yükselen üretim maliyetlerinin çok altında bir tarife ile puant dışındaki saatlerde de elektrik talep edilmektedir.

Yaklaşık beş yıldır, önceki dönemlerin enerji bürokratları Ağır Ceza Mahkemeleri'nde, yaklaşık iki yıldır da aynı dönemin Enerji Bakanları Yüce Divan'da, görev dönemlerinde ihtiyacın üzerinde doğalgaz bağlantıları yaptıkları, bu doğalgazı tüketebilmek için yine ihtiyacın üzerinde, plansız, programsız elektrik santralleri kurulmasına izin vererek kamu zararına yol açtıkları iddiasıyla yargılanıyorlar.

Yüce Yargıya taşınmış olan iddialara bakılırsa, ülkemizde kamu zararı oluşturacak düzeyde elektrik ve doğalgaz fazlası vardır. O zaman, neden günümüzün enerji otoriteleri, kendi elektriğini karşılamakla meşgul olan otoprodüktör/üretim şirketlerinin ihtiyaç fazlası elektriğine muhtaç oluyorlar? Bu sorunun yanıtını bilen var mı?

Günümüz enerji yönetiminin, ülke elektrik talebini karşılayacak enerjiyi bulamadığı, kendi enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulup faaliyet gösteren otoprodüktörlerin ihtiyaç fazlası elektrik üretimine muhtaç olduğu son olayla kanıtlandığı gibiapaçık ortadayken, günümüz Enerji Bakanı'nın ortaya attığı ve bir kısım gazeteci tayfasının üzerine atladığı; "Bölgede üretim yapan çok sayıda irili ufaklı özel sektör santrali, Bursa'daki kesintinin ardından, devletin ısrarlı talebine karşın enerji vermeyi reddetti ve 13 il karanlıkta kaldı"(*) ya da "..Geçen hafta Türkiye'nin 13 ili bir özelleştirme rezaleti sayesinde karanlıkta kaldı. Kısaca olay şu: 'Türkiye enerjisiz kalacak' masallarıyla pıtrak gibi otoprodüktör, yani özel santraller kurulmuştu. Bu santraller epeydir cinlik peşindeydiler..." (**) örneği dâhiyane saptamaları nasıl yorumlayalım?

(*) Cumhuriyet 10 Temmuz 2006, Türkiye Enerji Açmazında, Bahadır Selim Dilek'in yazısı.

(**) Cumhuriyet 08 Temmuz 2006, Ankara Kulisi, Işık Kansu.
Sayfayy GönderÇykty AlEditöre E-posta At
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital