Global Enerji
İçindekiler Sayı: 34
Piyasalar uzun vadeli yukarı yönlü
Gemideki yerinizi ayırtın
İÇTAŞ, AES'le büyüyecek
İktidar adayı partilerin enerji politikaları
Türkiye 22 Temmuz'da sandık başına gidiyor. Peki, siyasilerin enerji politikaları neleri kapsıyor? İktidar için yarışacak AKP, DP, CHP ve MHP'nin enerji konusundaki görüşlerini aldık.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir
YENİLENEBİLİR
 
 Emisyonlara kim dur diyecek?
 "Önce müzakere etmeye karar verilmeli"

"Önce müzakere etmeye karar verilmeli"

İTÜ Öğretim Üyesi Meteoroloji Mühendisi Prof. Dr. Selahattin İncecik ile, Türkiye'nin sera gazı emisyonları ve Kyoto Protokolü üzerine konuştuk.

Türkiye'nin sera gazı emisyonlarını en fazla salan ülke olmasına ne diyorsunuz?

Gelişmekte olan ülkelerde böyle büyük emisyon artışları normaldir.

Çevre Bakanlığı'nın hazırladığı İklim Değişikliği Raporu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Genel itibariyle iyi ve ayrıntılı hazırlanmış bir rapor. Bazen, biraz objektiflikten uzak, kendini kurtarma anlamında yanları var. Rakamlar da biraz düşük raporda. Karbondioksit biliyorsunuz, ölçülmüyor, hesaplanıyor. Bu hesaplamada da kullanılan yakıt, yapılan üretim gibi süreçlerden yola çıkarak birtakım yöntemler kullanılıyor, bu şekilde bulunuyor rakamlar. Mesela sanayiden kaynaklanan emisyon değeri gramına kadar doğru anlamına gelmez. Hata payları yüksek olabilir.

Türkiye kişi başına düşen CO2 oranında dünya ortalamasının da altında bir mazeret mi?

Öyle bir mazeret doğru değil, o zaman Lüksemburg en kabahatli ülke olur.

Neden?

Çünkü, kişi başına düşen en yüksek CO2 onlarda. Kişi başına değerlendirme doğru bir değerlendirme değil, buradan hareket edersek yanlış sonuçlar ortaya çıkar, ona bakarsanız Çin en düşük emisyona sahip ülke olur. O yüzden ülkelerin toplam CO2 değerlerinin göz önüne alınması daha doğru olur.

Metan, nitrozoksit ve F gazları daha tehlikeli CO2'den?

Onlar ömürleri itibariyle farklılık gösteriyor. Mesela metanın ömrü daha yüksek ama sonuçta hepsi karbondioksit eşdeğer hale getiriliyor.

Metanda 2000'den sonra düşüş var, bunu nasıl yorumlarsınız?

Metan sadece Türkiye'de değil dünyada da bir düşüş eğiliminde. CO2 ve N2O yükselişte sürekli, ama son 78 yıldır metanın yükselişi durdu, çünkü metanın temel kaynağı zirai üretimdir, tarımdan gelir. Dünyadaki tarım nüfusunun da azaldığını düşünürseniz, o nedenle bir düşme var metanda. Ama nitrozoksitte bir düşme yok, artış var. Bu da sanayiden ve araçlardan çıkar.

Rapor, metanın kontrollü çöp depolama alanları sayesinde yükseliş eğiliminin düzene girdiğini belirtmiş

Metan çok da fazla kontrol altında değil Türkiye'de, İstanbul'da yapılan bazı olumlu örnekler var, ama bu her yerde böyle değil, bütün Türkiye'ye genelleştirilemez.

Doğalgazdan kaynaklanan emisyon yok mu?

Olmaz olur mu. Doğalgaz da netice itibariyle bir fosil yakıt, doğalgazdan azotoksit (NOx) çıkar. Doğalgazdan kükürt çıkmaz sadece, yanma kaynağından çıkan her şey karbondioksite dönüşür.

Kyoto'yu nasıl imzalayacağız?

Bir toplantıda Enerji Bakanıyla karşılaştık. Bakan bana dedi ki, "Hocam biz hazırlıklarımızı yapalım ama katılmayalım." Ben de, "Böyle şey olmaz" dedim. Zaten imzaladıktan sonra o yükümlülüklere sahip oluyorsunuz ve onların gereğini yerine getiriyorsunuz. Ben hem çalışırım hem katılmam, olmaz. Başka ülkelerde böyle garip davranışlar yok. Sanayiyi zor duruma sokmamak için, ürkütmemek için bir şey yapılıyor ama burada birtakım fırsatlar da var, onları da iyi değerlendirmek lazım.

Türkiye illa emisyonları azaltma misyonuyla ortaya çıkmak zorunda değil. Emisyonlarımız OECD ülkelerinin altında, bunların en azından belli bir süre tutulması mücadelesini verebiliriz. Örneğin, Ukrayna aynı seviyede tutacağını açıkladı. Hatta bazı ülkeler arttıracaklarını söylediler; Avusturya örneğinönemli olan müzakeredir, müzakereyi iyi yapmak önemlidir. Bir defa müzakere etmeye karar vermek lazım, o karar bile çıkmadı ki henüz.

Şu da var, enerji sektörü büyük bir darboğaza girebilir ülkede, termik santrallerin durumu malum ama bu iş böyle gitmez ki, bir yerde idare etmek gerekir. Avrupa'nın neredeyse en kötü santrallerine sahip olmak üzereyiz açıkçası. Bizden daha kötüler var ama onlar düzene girmeye başladı, biz hiç düzene girmedik. Temiz enerji konusunda sınıfta kaldık biz.

Hidroelektrik kullanmak istiyoruz ama barajlarda su tehlikesi olacak deniyor

Doğu'da öyle bir durum söz konusu değil, Marmara'da ve Ege'de de baraj yapımı da bu saatten sonra olmamalı zaten. Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynakları hızlanmalı ama hala yüzde 1'in altındayız.

 
   
     
  Sayfayı GönderÇıktı AlEditöre E-posta At  
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital