|
Bir petrolcü ile tarım şirketi ortak hareket ediyor
Biyodizelde önemli işbirliği
Delta Petrol ile Borovalı Grubu biyodizel üretmek için kolları sıvadı. 5 milyon dolara kurulan tesis üretime hazır. Hedef yılda 20 bin ton biyodizeli motorine katmak.
Türkiye'de yasal düzenlemeyle birlikte biyodizelde yeni yatırımlar da başladı. Önemli biyoyakıt potansiyeline sahip ülkede iki önemli şirket biyodizelde işbirliğine gitti. Akaryakıt şirketi Delta Petrol ile tarım sektöründe faaliyet gösteren Borovalı, DB Tarımsal Enerji adlı bir şirket kurdu. Lisans alma çalışmaları süren yeni şirketin hedefi yıllık 20 bin ton biyodizel üretmek. Maliye Bakanlığı da motorine yüzde 2 karıştırılan biyodizelden ÖTV almayarak yerli tarıma destek vermeyi amaçlıyor.
5 milyon dolarlık tesis
DB Tarımsal Enerji, dünya standartlarında biyodizel üretmek için yaklaşık 5 milyon dolara tesis inşa ediyor. Lisans alındıktan sonra üretime geçecek tesisin teknolojisi İtalyan. Biyodizel, çok basit prosesle üretilebiliyor. Hatta büyük tesislere bile gerek duyulmadan evlerde, garajlarda bile biyodizel elde edilebiliyor. Selçuk Borovalı, bu nedenle işin püf noktalarının göz ardı edildiğine dikkat çekiyor. Borovalı'ya göre, enerji harcaması hesaba katılmayan noktaların başında geliyor. "Bir ton biyodizel üretmek için ne kadar enerji harcamalısınız? Ayrıca, ne kadar yağdan, ne kadar biyodizel üreteceksiniz? Dünya standardı bir ton yağdan bir ton biyodizel üretilmesi. Buradaki yüzde bir kayıp yıl sonunda yüksek oranlarda daha az kâr edilmesine neden oluyor." Borovalı'nın üzerinde durduğu bir başka önemli konuysa, çevresel kriterler. Borovalı, üretim esnasında emisyon ve atık suyun açığa çıktığını söylüyor. Teknoloji burada önem kazanıyor. Kendi tesislerinin atmosfere herhangi bir gaz salmadığını, atık suyun da arıtma tesisine gönderildiğini belirtiyor. Yer seçiminde maliyet kriteri
Tesis, İzmir Torbalı'da yer alıyor. Selçuk Borovalı, tesisin yer seçiminde, Torbalı'nın hem tarımsal alanlara yakın hem de ulaşımının kolay olmasının önemli olduğunu belirtiyor. Böylece, nakliye masraflarını en aza indirdiklerini söylüyor. Borovalı, "İkinci bir faktör de, bu bölgede bizim tütün işleme tesislerimiz var. Ekonomi o kadar ince hassas dengelerde ki, kâr marjları o kadar daraldı ki, birçok sektörde tasarruf edebilecek azami faydayı yakalamamız gerekiyordu. Aynı tesisin altyapısını, aynı doğalgaz, aynı elektrik altyapısını kullandık. Sosyal tesisler, güvenlik, aydınlatma, yangın tesisatı gibi aynı ortak altyapıyı kullanıyoruz. Bu tesisler birbirine yaklaşık 250 metre mesafede" diyor.
24 bin dekara kanola ekildi
Şirket, biyodizel üretiminde ağırlıklı olarak kanolayı düşünüyor. Bu konuda Trakya'da bulunan Önder Çiftçi Kooperatifi'nden destek alıyorlar. Borovalı, "Onların mühendislerinden ve tecrübesinden yararlanarak Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde, farklı yüksekliklerde, farklı toprak tiplerinde analizler yaparak kanola tarımına başladık. İlk yıl tat tohumculuktan aldığımız tohumlarla denemeler yaptık. Bazı bölgelerde iyi oldu, bazılarında orta, bazılarında kötü. Bu bir yıllık tecrübe bile bize birçok şey öğretti" diye konuşuyor.
Önümüzdeki yıl içinse yine ülkenin birçok bölgesinde 24 bin dekar alanda kanola tarımı yapıyor DB. Farklı yerlerde ekim yapılmasını, gelecek yıllar için daha fazla veri toplamak için yaptıklarını vurguluyor Selçuk Borovalı. Dekar başına 300 kg ürün
Şirket, geçtiğimiz yılki deneme üretiminde dekar başına ortalama 300 kilogram kanola elde ediyor. Bu rakam dünya ortalamasıyla aynı. Selçuk Borovalı, "Bazı bölgelerde 480 kilogram ürün aldığımız yerler
oldu. Arazinin yapısı çok etkili iyi ürün almada. Mesela Aydın Umurlu'da taban araziydi" diyor. Kanola, nadasa bırakılan toprakların güçlendirilmesinde de etkili oluyor. DB Tarımsal, Uşak ve Afyon'da pancar yetiştirilen arazilerde nadas zamanı kanola ektiriyor. Borovalı'nın verdiği bilgiye göre, buralarda da iyi neticeler alıyorlar.
Borovalı A.Ş., tütünü işleyip satıyor. İhtiyacı olan tütünü, ekicilerle sözleşmeler yaparak sağlıyor. Aynı yöntemi, DB Tarımsal ile kanola için de uyguluyor. Borovalı yöntemi şöyle anlatıyor: "Her iki tarafı da bağlayan kontrat. Biz çiftçiye tohum veriyoruz, elimizden geldiğince işin nasıl yapılacağını anlatıyoruz. Ekimini beraber yapıyoruz, zirai aletlerle ilgili destek ve gerektiğinde gübre veriyoruz. Ondan sonra da ürünü hasat ettiklerinde ödemesini peşin verip satın alıyoruz. Bu tarımda oldukça önemli bir konu. Çünkü, alım taahhüdü ile çiftçinin tarlasını ekip ürünü hasat ettiği zamanki, "kime satacağım" bilinmeyenini ortadan kaldırıyoruz."
Aspir Türkiye şartlarına uygun
Biyodizel, kanolanın yanı sıra aspir, soya gibi diğer yağlı bitkilerden de üretilebiliyor. DB Tarımsal da kanolanın yanında aspir üretmek için de deneme ekimleri yaptırıyor. Bu yıl için 750 dekar alanda aspir yetiştirilecek. Selçuk Borovalı, aspiri düşünmelerinin iki önemli gerekçesine dikkat çekiyor. Birincisi, aspirin Türkiye koşullarında bulunan, daha önce denenmiş bir yağlı tohum bitkisi olması. İkincisi ve daha önemlisi ise, tohum elde edilebilmesi.
Kanolanın tohumunu elde etmede büyük sıkıntılar bulunuyor. Bugün için büyük şirketlerin sattığı kanola tohumu hibrit veya genetik. Selçuk Borovalı, kanola tohumunun kilogram fiyatının 10 dolar olduğu bilgisini veriyor. Ancak, daha önemlisi genetik olarak oynanmış tohumların dünyada tartışılıyor olması. Hibrit tohumlardan elde edilen mahsulden ayrılan tohumla yapılan kanola tarımında verim çok düşüyor. Borovalı, "Bu nedenle kanola tarımında çok iddialıyken, kaynaklarımızın bir kısmını aspir tarımına yönlendirmek konusunda prensip kararı aldık. En azından tohumluk elde edelim, ekicilere dağıtalım. Ekiciler kendi elde ettikleri üründen tohumluk ayırabilsinler. Böylece bir süreç başlasın. Şu ana kadarki gelişmeler çok müspet. Ama üründen ne kadar yağ elde edeceğimizi, bundan ne kadar tohum çıkarabileceğimizi önümüzdeki aylarda göreceğiz" diyor. DB Tarımsal Enerji Genel Müdürü Selçuk Borovalı, şirketlerinin 3 avantajını ise şöyle sıralıyor:
"Birincisi, Türkiye bir tarım ülkesi, biyoyakıtlar da tarım ürünlerinden elde ediliyor. Borovalı Ailesi, tarımsal sanayide faaliyet gösteriyor. İkincisi, ben kimyagerim. Biyoyakıtlar kimya eğitimimi de kullanabileceğim çok iyi bir alan. Projemizdeki üçüncü nokta ise, Delta Petrol'ün dağıtıcı kimliğiyle ve dünya petrol ticaretindeki tecrübesiyle biyoyakıt sektöründe üretici olarak yer almak istemesi. Bu 3 konuyu yan yana koyunca çok iyi bir hamur çıktı ortaya. Ayaklarımızın yere basıyor olması da projemizin bu temellerin üzerine oturmasına bağlı."
|