Global Enerji
İçindekiler Sayı: 24
Temmuz enflasyonu kritik
Yok mu arttıran!
Kârları doğalgaz yedi
Madende kaza kader mi?
Kamu, küçülme hedefi kapsamında madenleri özel sektöre rödovans (kiralama) usulüyle devrederken, denetim ve eğitim önem kazanıyor. Çünkü son aylarda özel sektör işletmelerinde peş peşe yaşanan ölümlü kazalar, yeni sürecin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir
PETROL
 
 ABD karşıtı enerji blokları
 Yeniden biçimlenen Latin Amerika
 Şangay İşbirliği Örgütü

Prof. Dr. Hasret Çomak

Şangay İşbirliği Örgütü

SSCB sonrasında enerjinin jeopolitiği, Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasını küresel paylaşım sahası haline getirmiştir. Rusya Federasyonu, Hazar petrol ve doğalgaz akışını denetim altında tutmaya ve eski SSCB'deki etkinlik ve varlığını korumaya çalışırken; ABD de Rusya'yı saf dışı ederek petrol ve doğalgaz boru hattı projeleri ile bölgeye girmeye çalışmıştır. ABD'nin Avrasya'daki tarihsel ve stratejik hedefi; Avrasya'nın tek bir siyasiaskeri güç ve oluşumun etki sahasına ve/veya egemenliği altına girmesine engel olmak ve bölgede "Müdahale edebilme yeteneğini" korumaktır.

Rusya, bu çevreleme politikasına dayanan plana karşı antitez üretme girişimindedir. ABD Rusya'yı Bölgesel sorunlarla ve ekonomik hareketlerle etkisiz hale getirmek isterken, Rusya eski Dış İstihbarat Bakanı Primakov'un planı ile cevap vermek istemektedir. Bu plana göre, dikey hat RusyaİranHindistan'dan geçerken, yatay hat Güney KoreÇin Halk CumhuriyetiUkraynaRusya'yı kapsamaktadır. Rusya, SSCB'nin çöküşünün ardından aktif açılımı sağlamak ve uygulamaya geçebilmek için yeni koridorlar yaratma arayışına girmiştir.

Bu arayış içinde de kurulan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), kurumsallaşma sürecini gittikçe hızlandırabilen bir bölgesel uluslararası kuruluştur. Sınır güvenliğini sağlamak ve ortaya çıkabilecek sorunları çözmek amacı ile bir araya gelen teşkilat üyesi ülkeler başlangıçta; Kazakistan, Rusya, Çin, Tacikistan ve Kırgızistan'ın katılımı ile bir oluşuma yönelmişlerdir.

Rusya'nın Orta Asya'da uyguladığı politikaların başarısızlığı değerlendirildiğinde bu ülkenin Çin ile yakınlaşması ve bu yakınlaşma arzusunu gündemde tutması beklenmektedir. Bu iki ülke ŞİÖ'nün kararlarında belirleyici rolü oluşturmaktadır. Bu iki ülke BM Güvenlik Konseyi daimi üyesidir. 1968'de imzalanan ve 1970'de yürürlüğe giren "Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Sözleşmesi" gereğince "Nükleer Silahlara Sahip Olan Ülkeler" olarak statüleri belirlenen ülkelerdir.
5 Temmuz 2005'de gerçekleştirilen Astana Zirvesi'nde; ABD'nin ŞİÖ (Özbekistan,Kırgızistan ve Tacikistan) topraklarındaki üsleri boşaltması kararlaştırılmıştır. Zirvede en belirgin bir şekilde ABD üslerinin bulunduğu bu üç Orta Asya ülkesinin toprakları "ŞİÖ Toprakları" olarak nitelendirilmiştir. Zirvede bu şekilde bir ifadenin kullanılması örgüt içinde bütünleşmenin derinleştiğini ve birlik oluşturma bilincinin gittikçe yaygınlaştığını göstermektedir.

Zirvede ayrıca; İran, Pakistan ve Hindistan'ın gözlemci üye olarak örgüte üye olması benimsenmiştir. Bu karar ile örgüt Özbekistan'ın üyeliğinden sonra ikinci defa genişleme yönünde önemli bir girişim başlatmıştır. Örgüte gözlemci olarak kabul edilen Pakistan ve Hindistan nükleer askeri güce sahiptir. İran ise nükleer program konusunda önemli bir aşamada olduğu bir süreçte gözlemci statüsünü kazanmıştır. İran'ı destekleyen Çin ve Rusya'nın; ABD'nin baskısı ile karşı karşıya gelen bu ülkeye örgütte gözlemci statüsü verilmesi, aynı zamanda ABD'nin Büyük Orta Doğu projesine karşı tavrının da önemli bir göstergesidir.

 
   
     
  Sayfayı GönderÇıktı AlEditöre E-posta At  
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital