Global Enerji
İçindekiler Sayı: 24
Temmuz enflasyonu kritik
Yok mu arttıran!
Kârları doğalgaz yedi
Madende kaza kader mi?
Kamu, küçülme hedefi kapsamında madenleri özel sektöre rödovans (kiralama) usulüyle devrederken, denetim ve eğitim önem kazanıyor. Çünkü son aylarda özel sektör işletmelerinde peş peşe yaşanan ölümlü kazalar, yeni sürecin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir
PETROL
 
 ABD karşıtı enerji blokları
 Yeniden biçimlenen Latin Amerika
 Şangay İşbirliği Örgütü

Prof. Dr. Fuat Ercan

Yeniden biçimlenen Latin Amerika

Yeni Ortadoğu'nun doğum sancılarının gayri insaniliğini yanı başımızda izlerken, diğer yandan Ortadoğu'daki gelişmelerin kötü kahramanı olan ABD'nin yanı başından ya da arka bahçesi olan Latin Amerika'dan "kötü kahramanı" tehdit eden sesler, ittifaklar oluşuyor. Bu yükselen aykırı sesler her ne kadar Chavez ya da Evo Morales isimlerinde kendini buluyorsa da, Venezüella'ya yaptığım araştırmagezi sırasında halkın çoğunluğunda ABD'ye karşı yoğun bir tepkinin ipuçlarını yakalamıştım. İşin ilginç yanı tepki ya da ittifaklar Latin Amerika ile sınırlı kalmayıp dünya ölçeğinde farklı biçimler alacak potansiyelleri içinde taşıyor.

Ortadoğu yeni doğum sancıları içinde kıvranırken, Venezüella Devlet Başkanı Chavez ülkesiyle Rusya arasında enerji ve savunma alanlarında işbirliğini geliştirmek için Rusya'da görüşmelerini sürdürüyordu. Bu görüşmelerin merkezinde ise "enerji ve güvenlik" konuları merkezi yere sahip. Chavez'in enerji ve güvenlik üzerine ittifak oluşturmak için gündeminde İran, Vietnam, Katar ve Mali'nin olduğunu biliyoruz.

Özellikle Latin Amerika'da Venezüella, Bolivya ya da İran'da son yıllarda gözlemlenen değişimler, petrol ya da diğer enerji kaynaklarının ülke iç politikasında önemli bir yeri olmaya başladı. Son 30 yılda acımasızca uygulanan küreselleşmeye yönelik piyasacı politikalar kitleleri muazzam yoksulluğa ittiği ölçüde, bu ülkelerde iktidara yönelen daha popülist hareketlerin temel referansı ülke içi kaynaklar oldu. Özellikle Venezüella ve Bolivya'da kitlelere yönelen Chavez ve ekibi ile Evo Morales ve ekibi yoksulluğu önleyecek politikalar için kendi doğal zenginliklerini kontrol etme yönünde stratejiler geliştirdiler. Aslında aynı süreç İran için ve İran devlet Başkanı Ahmedinejad için de geçerli.

Halka yoksulluğu azaltıcı politikalar için kendi kaynaklarına sahip çıkmayı öneriyorlar. Bu kaynak ise petrol ya da doğal gaz gelirleri oluyor. Bu anlamda Latin Amerika'da yükselen popülist antiemperyalist cephe aynı zamanda varlığını devam ettirmek için yeniden dağıtımcı politikalara yöneldikleri ölçüde, petrol ve benzeri kaynaklar özel bir öneme sahip oluyor. Böylece bu iktidarlar için enerji kaynaklarını kontrol etmek temel amaç haline geliyor. Yeniden bölüşümcü politikaların merkezinde yer alan petrol üzerinde denetim ise, Venezüella'da gözlemlediğimiz devlet içinde devlet haline gelen devletin petrol şirketi PDVSA'nın egemenliğinin kırılması anlamına gelir. Aslında petrol üzerindeki egemenlik burada kalmaz, en önemli sorun PDVSA'nın kurumsal olarak egemenliği kırılsa bile, petrol ihracatının en çok yapıldığı ABD'nin egemenliğinin kırılması gereğidir. Bunun açık ifadesi ise petrol ihracatını çeşitlendirmek yani farklı ülkelere petrol pazarlayabilmektir. Bu aşamada petrol sadece uluslararası ilişkilerin merkezinde yer almıyor, ama iç politik süreçlerin merkezine de yerleşmiş oluyor. Anlaşılan daha kompleks ilişkiler ağı ile karşı karşıyayız. Bu ağ aynı zamanda dünyanın hararetini arttırıyor. Yeniden doğum sancısı çeken bir Ortadoğu ifadesinin yanı başında "Yeniden biçimlenen bir Latin Amerika" ile karşılaşabileceğimizi de söyleyebiliriz.

 
   
     
  Sayfayı GönderÇıktı AlEditöre E-posta At  
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital