Global Enerji
İçindekiler Sayı: 66
OCAK'TA OLUMLU AYRIŞAN BORSA'DA DİKKATLİ OLMA ZAMANI
İzmirgaz'dan hediye yağmuru
Artış yüzde 30
TPIC'ın gözü yükseklerde
TPIC, bugün Kazakistan'dan, Irak'a, Venezüella'dan Kolombiya'ya uzanan geniş bir yelpazede çalışmalarına devam ediyor. Şirket son dönemlerde Güney Amerika açılımına başladı.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir
PETROL
 

Petrol

Yerli enerji kaynakları değerlendirilmeli

PETFORM tarafından ikincisi düzenlenen panelde, konuşmacıların gerçekleştirdiği sunumlarda ortak nokta yerli kaynakların kullanımına ağırlık vermesi oldu.

Ankara'da düzenlenen PETFORM panellerinin ikincisinde açılış konuşmasını gerçekleştiren Nusret Cömert, derneğin 10'uncu yılını kutlayacakları 2010 yılında Türkiye'nin dört bir yanına yeni enerji yatırımları yapacaklarını açıkladı.

Yapacakları çalışmaların sadece 2010 yılı ile sınırlı kalmayacağına değinen Cömert, "Önümüzdeki 10 yıl boyunca hedef ülkemizin kalkınma hamlesinde enerji sektörünün lokomotif güç olması. Bu büyük hedefi gerçekleştirmenin ön koşulu da, hayatın diğer tüm alanlarında olduğu gibi sağlıklı iletişim. Zira PETFORM olarak enerji sektörünün potansiyel gücünü harekete geçirmenin anahtarının, sektördeki tüm paydaşların birbirleriyle iletişim kanallarını her zaman açık tutmasında ve birbirlerinin görüş ve önerilerine açık olmasında yattığına inanıyoruz" sözleriyle açıkladı.

Nihai tüketiciler başta olmak üzere, enerji bürokrasisi, kamu ve özel sektör temsilcileri ile medya'nın birbirini dinlemesi ve anlaması sonucunda tüm sorunların kolaylıkla çözüleceğini vurgulayan Cömert, sonuç olarak Türkiye'nin hak ettiği yatırımları gerçekleştirmesinde en önemli gücü olacağını belirtti.

"İTHALAT, DIŞA BAĞIMLILIĞI ARTTIRIYOR"

Açılış konuşmasının ardından panele konuşmacı olarak katılan Petrol İşleri Genel
Müdürü Erdal Gülderen, petrol ve doğalgazın ülke ekonomisindeki yeri ve önemi. Petrol üretim arama faaliyetlerine ilişkin tespit ve değerlendirmeler, petrol sektöründe yeniden yapılanma olmak üzere üç ana başlık üzerine sunumunu gerçekleştirdi.

Gülderen, ülkemizde tüketilen enerjinin yüzde 37'sinin kömür, hidro enerji ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarlından geri kalan yüzde 63'ünün ise petrol ve doğalgazdan karşılandığını belirtti. Gülderen, "Enerji tüketimindeki en büyük pay yüzde 63 oran ile petrol ve doğalgaza ait olmasına karşın ham petrolün yüzde 92'sinin doğalgazın ise yüzde 98'inin ithalat yoluyla temin edildiği dikkate alındığında dış alımlardan sağlanan petrol ve doğalgaz rezervlerinin ekonomimize çok büyük külfet getirdiği hepimizce bilinen bir gerçektir" sözleriyle açıkladı.

Bu nedenle var olan yerli ham petrol ve doğalgaz kaynaklarımızın mümkün olduğu kadar en kısa zamanda ve ciddi miktarlarda ülke ekonomisine kazandırılması gerektiğini belirten Gülderen, "Petrolün üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan süreçte arama, üretim, iletim, rafinaj, depolama, dağıtım ve pazarlama olmak üzere bu yedi faaliyet her birim ayrı bir önem taşıyan bu faaliyetlere ihtiyaç bulunuyor. Diğer bir ifadeyle petrol sektörü birbirine entegre olan geniş bir faaliyetler zincirinden oluşuyor. Bu sektörü bir bütün olarak 2009 yılı değerleri ile piyasa büyüklüğü doğalgaz hariç olmak üzere 80 milyar lira, hazineye getirisi yaklaşık 43 milyar lira, direk veya dolaylı yoldan yaptığı istihdam ise 500 bin kişi olduğu dikkate alındığında petrol sektörünün ülkemiz ekonomisi içerisinde ne kadar önemli bir rolü olduğu anlaşılacaktır" sözleriyle petrolün Türkiye'deki önemini belirtti.

Türkiye'deki ham petrol arama ve üretim faaliyetlerine katılan şirket sayısında son sekiz yıl içerisinde memnuniyet verecek bir artış gerçekleştiğini vurgulayan Gülderen, 2002 yılında 4 adet yerli 17 adet yabancı sermayeli olmak üzere toplam 21 şirket faaliyet gösterdiğini, 2009 yılı sonu itibariyle şirket sayısı yüzde 29 oranında artış yaşanarak, 24 yerli ve 24 yabancı sermaye olmak üzere 48 adete yükseldiğini açıkladı.

Gülderen, petrol sektöründeki yeniden yapılanmanın Türk Petrol Kanunu'nun yasalaşması ile birlikte tamamlanacağını vurguladı.

"ÜRETİM ARTTIRILMALI"

PETFORM ikinci paneline konuşmacı olarak katılan PETFORM Yönetim Kurulu Danışmanı Murat Yazıcı, gündemde olan bazı konuların yerine esas önemli olan noktanın 56 yıldır yürürlükte olan bir kanun başarısının yorumlanması olduğuna değindi.

Türkiye'de tüketimin her geçen gün artarken, üretiminin azaldığını vurgulayan Yazıcı, 56 yılda toplam 3 bin civarında kuyu açılarak 40 bin varil civarında üretim gerçekleştirildiğini belirtti. Bunu başarı diye yorumlamanın sadece hiçbir şey yapmadan oturmak anlamına geldiğine değinen Yazıcı, "Dar görüşlü yaklaşımlar, eskiyi sorgusuz saklama obsesyonunun sonucu ancak en fazla eskiden alındığı kadar meyvenin toplanması sonucunu doğurur" sözleriyle fikrini açıkladı.

Yazıcı, "Bir ülkenin milli kaynaklarını tarif eden 3 faktör vardır. Bunlar, tabii kaynağın varlığı, piyasanın gerekleri, geçerli olan kurallardır. Bir petrol aramacısı, hangi lisansı seçeceği konusunda lisans öncesi çalışma yapar, sonra arama safhasına geçer. Ekonomik bir keşif yaptığı takdirde sahayı geliştirir. Sonra üretime başlar ve gelir elde eder. Üretimini artırmak için ilave yatırım yapar ve tüm operasyonların sonunda da terk masraflarını ödeyerek sahayı terk eder. Devletin petrol kaynaklarını yönetmesinin tek amacı vardır, bu da petrol kaynaklarından doğacak değeri maksimize etmek. Şirketlerin amacı ise, petrol kaynaklarından maksimum net bugünkü değer elde etmektir" şeklinde konuştu.

Tüm petrol çalışmaları için devletin sağlam anayasası, kanunları, vergi kanunları, petrol kanunu, yönetmelikleri ve bunları uygulayacak sağlam organizasyonu olması gerektiğine değindi.

Yabancı yatırımcıların Türkiye'yi zaman içerisinde terk etmelerinin nedeni Yazıcı, "Türkiye'deki rezervlerin riskli ve göreceli olarak küçük olması, denizlerde çok derin sularda sondaj zorunluluğu, Güneydoğu Anadolu bölgesinde uzun süre yaşanan terör, dünya genelinde etkinliklerin daha az riskli ülkelere yönelmesi, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Hazar Bölgesi'nde ortaya çıkan petrol ve gaz potansiyelinin çekiciliği, arama ve üretim etkinliklerine oranla, pazarlama etkinliklerinin daha çok özendirilmesi, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ile caydırıcı bürokrasi" sözleriyle açıkladı.

Türkiye'nin yeterli derecede arandığını, artık Türkiye'de petrolün olmadığını, ithal etmenin daha akıllıca olacağını savunan görüşlerin olduğunu belirten Yazıcı, bu durumu kabul etmenin olanaksız olduğunu ve Türkiye'de petrol olmasa mevcut üretimin de olmayacağını vurguladı. Yazıcı, Türkiye'nin az aranmış bir ülke olmasına karşın mevcut üretim düzeyine ulaşıldıysa, daha fazla arama gerçekleştirilirse bulunacak yeni sahaların da var olduğunu savundu.
Şeyma TAŞKIRAN / seyma.taskiran@globalenerji.com.tr

 
   
     
  Sayfayı GönderÇıktı AlEditöre E-posta At  
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital