|
2030'a kadar enerjiye 20 trilyon dolar
6. Enerji Düzenleme ve Yatırım Konferansı (ERRA) İstanbul'da yapıldı. EPDK'nın ev sahipliğinde gerçekleşen konferansa, Rus RAO, Alman RWE, İtalyan ENEL ve ABD'li AES gibi dünyanın dev yabancı şirketleri de katıldı. Konferansın sonunda yapılan seçimle Yusuf Günay, ERRA'nın yeni Başkanı oldu.
OECD verilerine göre dünya enerji sektörüne 2030 yılına kadar 20 trilyon dolarlık yatırım yapılması gerekiyor. Bu rakamdan 11.2 trilyon dolar elektrik enerjisine, 4.2 trilyon dolar petrole ve 3.9 trilyon doların doğalgaza harcanması bekleniyor. İşte bu rakamlar dünyada önümüzdeki dönem enerji yatırımlarının en yoğun olarak yapılacağı sektör olacağını işaret ediyor. Bu yatırımların büyük bir kısmının da yüksek büyüme hızı kaydeden Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda yapılması planlanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Yusuf Günay, kuruluşundan beri ilk kez Macaristan dışında İstanbul'da yapılan ERRA konferansının açılışında enerji piyasaları büyümekte olan tüm ülkelerin bu 20 trilyon doları kendi piyasalarına çekmenin hesabını yaptığını söyledi. Rus RAO, Alman RWE, İtalyan ENEL ve AES gibi dünyanın dev yabancı şirketlerinin de katılımıyla 2122 Mayıs tarihlerinde İstanbul'da yapılan Orta ve Doğu Avrupa'nın gelişmekte olan elektrik piyasalarının Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliği (ERRA) konferansı da bunun için çok iyi bir fırsat oldu. Konferansa katılan ERRA üyeleri, 2 gün boyunca enerji sektöründe yatırımlar, elektrik ve doğalgaz sektörlerinde rekabet, bölgesel enerji ticareti, fiyatlandırma politikaları, düzenleyici kurumların rolleri gibi konuların dışında, konferansa katılan yatırımcı şirketleri ülkelerine çekmek için kulis yaptı.
ERRA'ya katılan ülkelerden çoğu Eski Doğu Bloku ülkeleri ve 1990'lı yıllarda bağımsızlıklarını kazandıktan sonra serbest piyasaya geçmeye çalışan ülkeler. Bu nedenle enerji sektörünü hızlı bir şekilde özelleştirerek piyasalarını liberalleştirmeye çalışıyorlar. Yusuf Günay, Türkiye'nin özellikle 1980'lerden itibaren serbest piyasa ekonomisini benimsediği halde bu süreçte çok geride kaldığını, hala elektrik üretiminde özel sektörün payının yüzde 1617 düzeylerinde olduğunu kaydetti. Günay, üretimin yüzde 84'ünü, dağıtımın yüzde 98'ini ve ticaretin yüzde 80'ler seviyesindeki bölümünü de kamunun yaptığını hatırlattı.
Türkiye geç kalıyor
Türkiye'de birçok kişinin kalkınan ve güçlenen ülkenin ne kadar büyük bir enerjiye gereksinim duyduğunun farkında olmadığına işaret eden Günay, şunları kaydetti: "Bu ülke, kişi başına yıllık net 2000 kilovat/saat ile OECD ülkelerinin 4'te 1'i oranında ve hatta dünya ortalamasının dahi altında elektrik tüketiyor. Halbuki Türkiye, dünyanın Hindistan ve Çin'in ardından yıllık yüzde 8 ile en fazla elektrik enerjisi talep artışına sahip ülkesi. Her yıl sadece elektrikte 3 milyar dolara yakın bir yatırım yaparak sisteme her sene 10 milyar kilovat/saat elektrik enerjisi dahil etmemiz lazım. Kalkınma planımıza göre önümüzdeki 13 yıl içinde enerji sektörüne 128130 milyar dolar yatırım yapmamız gerekiyor. Bunun da 100 milyar doları elektrik enerjisine... Bizim de başka bir alternatifimiz yok."
Bölgesel enerji piyasaları oluşturulmalı
Bölgesel enerji piyasaları konferansta en çok tartışı
lan konulardan biri oldu. İngiltere'de gaz ve elektrik piyasalarını düzenleyen OFGEM'in Avrupa İlişkileri Direktörü David Halldeam, üyesi bulundukları Avrupa Elektrik ve Doğalgaz Düzenleyiciler Grubu'nun (ERGEG) Avrupa'da bölgesel enerji piyasalarının oluşturulması yönünde çalışmalar yaptığını belirtti. Halldeam, "Bölgesel piyasalar Avrupa'nın uluslararası enerji politikasının da önemli bir parçasını oluşturacak" dedi. Statkraft Markets GmbH'den Claus Urbanke de, bölgesel piyasalar uygulamasının bir örneği olarak 20 ülkede faaliyet gösteren 80 şirketin oluşturduğu Avrupa Enerji Ticaret Federasyonu (EFET) hakkında bilgi verdi. Urbanke, iyi işleyen bir toptan enerji piyasasının oluşmasında, iyi işleyen bir dengeleme mekanizması, piyasaya girişi destekleyen mekanizmalar ve piyasa oyuncuları için iyi tanımlanmış rollerin gerekli olduğunu ifade etti.
Rusya da altyapıyı geliştirecek
Zengin petrol ve doğalgaz kaynakları bulunan Rusya'nın da, artan talebi karşılamak amacıyla elektrik altyapısını geliştirmek için önümüzdeki yıllarda 30 milyar dolar civarında yatırım yapması gerekiyor. Konferansta ülkesinin yatırım ihtiyaçları ve piyasanın durumu hakkında konuşan Rusya Elektrik Dağıtım Yönetimi Direktörü Konstantin Shevchenko, Rusya'da genel olarak altyapı geliştirme çalışmalarında zorluklarla karşılaştıklarını anlatarak, hükümetin geçen yıl, altyapı geliştirilmesini bir öncelik olarak belirlediğini söyledi. Shevchenko, bu önceliğe bağlı olarak özel sermayeyi çekmeye yönelik düzenleyici çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Türkiye ve AB ilişkisi her zaman olduğu gibi bu toplantıda da ele alındı. Türkiye ile enerji ilişkileri hakkında konuşan Avrupa Komisyonu Enerji Topluluğundan Brandon Devin, Türkiye'nin AB'nin merkezinde bir ülke olduğunu ve bundan dolayı Türkiye'yi en kısa zamanda AB enerji piyasasının tam üyesi olmaya davet ettiklerini belirtti.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Çalışma Grup Başkanı Hasan Özkoç da, Türkiye'nin AB ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumuna değinirken, arz güvenliği için daha fazla projeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. EPDK'nın 2001 yılında kurulduğunu ve bu kapsamda AB direktifleriyle uyumlu tüm ikincil mevzuatını hazırladığını anlatan Özkoç, "Bu ikincil mevzuat birçok AB üyesi ülkenin de ilerisindedir. Sadece masa üzerinde kalan, doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya transiti... Bunun en kısa zamanda çözülmesi gerekiyor" diye konuştu.
|