Global Enerji
İçindekiler Sayı: 34
Piyasalar uzun vadeli yukarı yönlü
Gemideki yerinizi ayırtın
İÇTAŞ, AES'le büyüyecek
İktidar adayı partilerin enerji politikaları
Türkiye 22 Temmuz'da sandık başına gidiyor. Peki, siyasilerin enerji politikaları neleri kapsıyor? İktidar için yarışacak AKP, DP, CHP ve MHP'nin enerji konusundaki görüşlerini aldık.
Doğalgaz Elektrik Maden Petrol Yenilenebilir
DOĞALGAZ
 
 Enerjide Rus Çarlığı
 "Türkiye'nin projeleri rafa kalkabilir"
 Proje yürütücüleri kaygı duymuyor

Türkiye'nin merkez olma planı tehlikede mi?

Enerjide Rus Çarlığı

Kazak ve Türkmen petrol ve doğalgazının rotası Rusya'ya çevrildi. Yapılan anlaşmayla, her iki ülkeden çıkan iki kaynak, Rus boru hatlarına bağlanacak. Peki, enerji merkezi olma planları yapan Türkiye'yi bu gelişme nasıl etkiler?

Geçtiğimiz ay Rusya, Kazakistan ve Türkmenistan ile, doğalgaz ve petrol ağırlıklı dört enerji anlaşmasına imza attı. Anlaşmayla, Türkiye'nin son yıllarda öne çıkardığı enerji terminali ve koridoru olma planı adeta "suya düşmüş" oldu. Türkiye'yi derinden sarsan ilk hamle doğalgaz alanında yapıldı. Putin, 12 Mayıs'ta Hazar kıyısındaki Türkmenbaşı'nda, Türkmenistan yeni Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ile buluştu. Toplantıda, Türkmen doğalgazının Kazakistan üzerinden Hazar Denizi'nin çevresini dolaşıp Rusya'ya ulaştıracak yeni doğalgaz hattında anlaşma sağlandı. Anlaşmaya göre, 10 yıllık eski doğalgaz boru hattı, 2008 yılına yetiştirilmek üzere yenilenecek ve kapasitesi arttırlacak. Şu anda 10.5 milyar metreküp gaz taşıyabilen boru hattı, rehabilitasyonun ve yanına yeni bir hat eklenmesinden sonra 2012 yılında 20 milyar metreküplük kapasiteye ulaşacak.

Rus Enerji Bakanı Viktor Khristenko, hattın başlangıçta iki yıl 10 milyar metreküp taşıma kapasitesinin 2012'de 20 milyar, nihayetinde de 30 milyar metreküpe çıkarılacağını kaydediyor. Bu rakamlar Hazar Denizi'nden planlanan üretimin altında olsa bile Nabuko Doğalgaz Boru Hattı'nı baltalayacak güçte. Bu üçlü anlaşmanın Türkiye ve Avrupa açısından anlamı bu.

Proje ile neler yapılacak?

Proje, Hazar'ın Türkmenistan kıyısı boyunca 360 kilometrelik boru hattı kurulmasını, Kazak topraklarında yapılacak 150 kilometrelik hattın ise var olan Orta Asya Gaz Merkezi Boru Hattı'na bağlanmasını öngörüyor. Merkeze ait istasyonlardan biri RusKazak sınırındaki Aleksandrov Gay bölgesinde bulunuyor. Özbek ve Türkmen gazının da katılmasıyla merkezde toplanacak Orta Asya doğalgazının toplam yıllık miktarı 90 milyar metreküpü aşacak. Gazprom CEO'su Aleksey Miller, anlaşma sonrasında yaptığı açıklamayla, Türkmenlerin hedeflerine paralel olarak 2028'e dek geçerli anlaşmayla yılda 80 milyar metreküp Türkmen gazı ithalini planladıklarını söylüyor. Rusya, anlaşmaları imzalamakla, tek satıcı olarak kendi toprakları üzerinden kom şularının üretiği doğalgazı Avrupa'ya ihracatta Türkiye ve diğer ülkeleri baypas etmek için, Türkmenlere ve Kazaklara daha fazla para ödemeyi kabul etmiş oluyor.

Anlaşma neleri kapsıyor?

Üç Başkan'ın imzaladıkları önemli dökümanlardan biri, taşıma miktarı düşük olan mevcut doğalgaz boru hatlarının kapasitesinin 80 milyar metreküpe çıkarılması fikrinin kabülüydü. Boru hattının kapasite artırımı Türkmenler için önemli bir konu. Çünkü kendilerine göre 2225 trilyon metreküp gaz rezervi olan Türkmenistan, şu anda ürettiği ve tamamını Rusya üzerinden ihraç ettiği doğalgaz miktarını 50 milyar metreküpten yıllık 100 milyar metreküpe yükseltmek istiyor. Anlaşmaya taraf olan diğer ülke Kazakistan'ın da şu anda üretiği gaz miktarı 27 milyar metreküp. Bu rakamın 8 milyarlık kısmını ihraç ediyor. Kazakistan 2015 yılına kadar 36 milyar metreküp üretim ve 25 milyar metreküp ihracat planlıyor.
Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev de Türkmenistan'ın doğalgazını Kazak topraklarından taşımasına destek veriyor ve Rusya üzerinden kurulacak hattın siyasi bir yönü bulunmadığını savunuyor.

Kontrol Ruslara geçiyor

Anlaşmanın gerçekleşmesi durumunda Rusya, Orta Asya doğalgaz taşıması kontrolünü tamamen eline geçiriyor. Prikaspiisky Doğalgaz Boru Hattı, hem Kazakistan hem de Türkmenistan'ın çıkarlarına uygun. Çünkü her iki ülke 2010 yılına kadar kombine gaz ihracatını 30 milyar metreküpe ulaştırmayı planlıyor. Ancak tek şart, Rusya'nın Kazaklara ve Türkmenlere satışlardan daha yüksek pay vermeyi garanti etmesi. Rusya, söz konusu anlaşmalarla Avrupa'ya gaz ihracatından kazandığı parayı her iki ülkeyle paylaşmaya hazır olduğunu göstermiş oldu. Kazmunaigaz Başkan Yardımcısı Zhaksybek Kulikeev'in yaptığı açıklamaya göre, Karachaganak'ta üretilen gaz Avrupa'ya Gazprom tarafından değil de Kazrosgaz (Kazmunaigaz ve Gazprom ortaklığı) tarafından satılacak. Gazprom, gazın RusKazak sınırındaki (CIF) satış fiyatını 160 dolar olarak açıkladı (Gazprom 1.000 metreküpünü 100 dolara aldığı Türkmen gazını Batı'ya en az 250 dolara fatura ediyor). Kazrosgaz'ın önümüzdeki dönem içinde Avrupa'ya 15 milyar metreküp doğalgaz satması öngörülüyor. Ancak burada açıklığa kavuşturulması gereken konu, Gazprom'un ek olarak 30 milyar metreküp gazın Avrupa'ya ihracatını üçlü konsorsiyumun yapmasına izin verip vermeyeceği... Uzmanlar, Orta Asya doğalgazının Azerbaycan ve Türkiye üzerinden satış alternatifi güçlendikçe Rusya'nın bunu kabul etmekten başka şansı olmadığı görüşünde birleşiyor.

Stratejik hamleler

Rus Kommersant gazetesine göre, Türkmen gazının tamamen Rusya üzerinden ihraç edilmesi konusundaki pazarlıklar çok çekişmeli geçti. Çünkü masada başka alternatifler de görüşüldü. Özellikle de Nabuko sık sık telafuz edilen hat oldu. Nedeni de Türkiye ve Avusturya, Türkmen gazının Nabuko'dan geçmesi konusunda Türkmenlere, Rusya'nın bin metreküpüne 100 dolardan daha yüksek bir fiyat önermesi. OMV ayrıca Nabuko koordinatörü olarak, 31 milyar metreküp kapasiteli boru hattında Türkmen ve Kazak gazı yanında Ruslara da kendi gazının akması için teklif götürmüştü. Teklifin amacı Rusların Hazar Denizi'nin altından geçecek olan Transhazar Doğalgaz Boru Hattı'nı (Türkmenistan- Türkiye) veto etmesini engellemekti. Ancak gaz satışında tek yetkili olmak isteyen Ruslar bunu kabul etmedi ve Nabuko'nun bu hamlelerine karşı boş durmadı. Geçtiğimiz aylarda Putin ve Berdimuhammed Moskova'da, RusTürkmen enerji işbirliğini görüşmek için bir araya geldi. Görüşmenin tek konusu Berdimuhammedov'un daha önce yapılan doğalgaz kontratlarına sadık kalıp kalmayacağıydı. Nabuko konusunda kararsız olan Berdimuhammed, Moskova'daki görüşmelerde bu hattı sık sık gündeme getirdi. Bunun nedeni de Putin'e baskı yaparak doğalgazın fiyatını yükseltmekti.

Petrolde Türkiye zemin kaybediyor mu?

Putin, Türkiye'yi derinden etkileyecek olan diğer iki darbeyi ise, Kazakistan'ın Tengiz havzasından Karadeniz'teki Novorossisk Limanı'na ham petrol taşıyan boru hattının genişletilmesi ve Kazakları Burgaz'dan Dedeağaç'a giden petrol boru hattına katılmaya ikna etmekle vurdu. Doğalgaz anlaşmalarında gazı satın alacak ülke ile gaz satın alım anlaşması imzalamak önemli iken, petrolde üretici ülkelerden dolum garantisi almak satıştan daha önemli. Bu nedenle Türkiye geçen yıl işletmeye aldığı ve ABD'nin de destekleriyle inşa edilen BaküTiflisCeyhan Ham Petrol Boru Hattı'nın (BTC) kapasitesini dolduracak anlaşmalar yapma peşinde koşuyor. Hattan akacak petrol bulması nedeniyle Azerbaycan geçen yıl Kazakistan'la BTC'ye petrol temini hususunda bir iyi niyet protokolü imzaladı. Ancak en kârlı alternatif arayışlarını sürdüren Kazaklar, bu konuda başkalarıyla da görüşmeler yapıyorlardı. Ve nihayetinde Rusların teklifi Kazaklara daha kârlı geldi. Böylece Kazak petrolü Türkiye yerine Rusya'nın kontrolüne girmiş oldu.

Kazaklar için CPC önemli

Kazakların ikna olmasında Caspian Pipeline Company (CPC) hattına yapılacak ilave çok etkili oldu. BTC ile aynı dönemde gündeme gelen, ancak ilk petrol hattı olarak inşa edilen CPC'de Kazakistan'ın yüzde 19'luk bir payı var. Rusya'nın CPC'deki payı ise yüzde 24. Kazaklar, Rusya'nın desteklediği BurgazDedeağaç hattına yıllık 17 milyon ton petrol vermeyi kabul etmek için, CPC'nin kapasitesinin arttırılmasını şart koştular. Nazarbayev'e göre, Kazakistan'ın petrol satışlarından ciddi bir şekilde pa ra kazanması için, CPC hattının kapasitesinin yıllık en az 40 milyon tona çıkartılması gerekiyor. Şu an boru hattı yıllık 31 milyon ton petrol taşıyor. Bir sürpriz olmadığı sürece, yapılan anlaşma gereği, CPC hattının 2012 yılına kadar kapasitesi yaklaşık 68 milyon tona yükseltilecek. BurgazDedeağaç'a verilecek 17 milyon tonluk petrolün de CPC'nin son durağı Novorossisk'ten geçeceği göz önünde bulundurulursa, hattın kapasite artırımının her iki anlamda da Rusların lehine olacağı ortaya çıkıyor.

Türkiye açısından durum ne?

Ankara kabul etmak istemese bile şu anda BTC kapasitesinin altında çalışıyor. Yani kârlılığı sağlayacak petrol henüz hattan akmıyor. Türkiye, Azeri petrol sevkiyatının düşüşe geçeceği 2015 yılına kadar Kazak petrollerini hatta indiremezse, BTC'de dolum problemi yaşanacak. İşte bu gerçekler ışığında Kazakistan'ın, Rusya ile Tengiz havzasından Novorossisk'e ham petrol taşıyan hattın genişletme anlaşması Türkiye için kötü bir sürpriz oldu. Kazaklar bununla kalmayıp, SamsunCeyhan Petrol Boru Hattı'nın yapım gerekçelerini ortadan kaldıracak BurgazDedeağaç Petrol Boru Hattı'na katılarak, Türkiye'ye ikinci bir sürpriz yaptı.

Tüm bu hükümetlerarası anlaşmalar, devletlerin arasında imzaladığı niyetler demek. İster Rusya'da, ister Kazakistan'da olsun bugünkü ekonomik şartlar altında şirketlerin çıkarları en önemli kriter olarak ortaya çıkıyor. Türkmenistan ve Kazakistan'da üretim paylaşım anlaşmaları altında faaliyet gösteren şirketlerin tercihleri hangi hattın yapılacağı konusunda baz alınan temel kriterler olacak.

Mustafa SALİH

 
 
Haberin Fotoğrafları
1   2   3   4  
 
     
  Sayfayı GönderÇıktı AlEditöre E-posta At  
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital