Avrupa'nın en kirli santralleri

Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF) "Dirty Thirthy" adlı raporu, AB ülkelerinde faaliyet gösteren elektrik üretim santrallerinin karbondioksit oranlarını gösteriyor. Rapora göre, en kirli santraller linyit santralleri, ardından taşkömürü geliyor. Avrupa'nın en kirli ilk iki santrali de Yunanistan'da.

  • Giriş Saati : 07.09.2006 10:52:24
  • Güncelleme : 10.11.2013 22:20:42
Avrupa'nın en kirli santralleri
Avrupa, bir yandan küresel ısınmayı önlemek için dünya lideri rolünü üstlenirken, bir yandan da atmosferi kirleten kendi santralleriyle uğraşıyor. Geçtiğimiz yüzyılda enerji arz sorununu kömür ve nükleer santrallerle çözen Avrupa, şimdi bunlara alternatifler arıyor. Nükleer maceraya Çernobil kazasının ardından ve çevreci kuruluşların baskısıyla pek sıcak bakmayan Avrupalılar, doğalgazı kullandıkları takdirde de Rusya'ya bağımlı olmaktan kurtulamıyor. Rüzgâr enerjisi her ne kadar belli bir orana sahip olsa da, sürdürülebilir olmaması gibi bir problemi bulunuyor. Bütün bu gerekçelerle tekrar kömüre yönelme planları yapan Avrupa, kömürü temiz teknolojilerle tekrar hayata geçirmeyi planlıyor.

Ancak Avrupa'da bugün faaliyette olan linyit ve taşkömürü santralleri, kıtanın atmosfere en fazla sera gazı salan santralleri olarak ön plana çıkıyor. Çevreci sivil toplum kuruluşu Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), hazırladığı "Dirty Thirty" adlı raporla, Avrupa'nın en kirli 30 santralini gözler önüne seriyor. AB üyesi 25 ülkede yapılan araştırmada, havaya saldıkları karbondioksit oranlarına göre, 30 santralin ilk 12 sırasını linyit yakıtlı santraller oluşturuyor. Toplamda ise 14 adet linyit santrali bulunuyor. Kalan 16 santralin 12'si ise taşkömürünü yakıt olarak kullanıyor. 4 santral ise çift yakıtlı olarak elektrik üretiyor.

Toplam 394 milyon ton CO2

Avrupa Birliği'nin en kirli iki santrali komşu Yunanistan'da yer alıyor. 1.600 megavat (MW) kurulu gücündeki Yunanistan'ın en büyük santrali olan Agios Dimitrios Linyit Santrali, atmosfere kilovat saat (kWh) başına 1.350 gram karbondioksit salıyor. İkinci sıradaki 1.200 MW'lik Kardia ise, kWh başına 1.250 gram karbondioksit çıkartıyor. 3-7 arasında beş adet Almanya'da kurulu linyit santralleri bulunuyor. 3.864 MW'lik Niederaussern ve 3 bin MW'lik Janschwalde santralleri, kWh başına 1.200'er gram karbondioksitin atmosfere salınmasına sebep oluyorlar. Havaya, 2.413 MW kurulu gücündeki Frimmersdorf 1.187 gr/kWh, 2.309 MW'lik Weisweiler 1.180 gr/kWh, 2.056 MW'lik Neurath da 1.150 gr/kWh karbondioksit salıyor.

Listenin 8. sırasında elektriğinin tamamına yakınını kömürden elde eden Polonya'daki Turow Santrali yer alıyor. 1.485 MW kurulu gücündeki santralden atmosfere, kWh başına 1.150 gram karbondioksit salınıyor. Avrupa'nın en fazla elektrik tüketen ülkelerinden İngiltere ise listenin ikinci 15'ine damga vuruyor. 15. sıradaki 2.400 MW'lik Longannet'in kWh başına atmosfere saldığı karbondioksit, 970 gram. 17. sıradaki Cottam'ın ise 940 gram. 30 santralin atmosfere saldığı toplam karbondioksit miktarı, 2006'da 393.4 milyon ton.

Listede en çok dikkat çeken santraller Almanya ve İngiltere'ye ait. Oysa 2020'ye kadar Almanya 30 bin, İngiltere 20 bin MW kömür santrali inşa etmeyi planlıyor. Kirli 30 listesindeki santrallerin 10 tanesi İngiltere'de, 10 tanesi Almanya'da, 4 tanesi Polonya'da, iki tanesi Yunanistan'da, bir tanesi İspanya'da, bir tanesi Çekoslovakya'da, bir tanesi de İtalya'da elektrik üretiyor.

Yenilenebilir ve doğalgaz tercih edilmeli

WWF'nin raporunda, "Önümüzdeki 20 yıl, Av rupa'ya enerji sektöründen kaynaklanan emisyonları düşürmek için tarihi bir fırsat verecek. Bu sürede, Avrupa'daki birçok kirliliğe sebep olan kömür santrali faaliyetine son verecek. Eğer bu santrallerin yerine tekrar kömür yakıtlı santraller yapılırsa, kıta önümüzdeki yıllarda da yüksek karbondioksit oranlarına maruz kalacak. Ama şu anki kömür santrallerinin yerine karbondioksit yoğunluğu daha az olan doğalgaz ya da karbondioksit salmayan yenilenebilir enerji santralleri kurulursa, Avrupa düşük karbon ekonomisine liderlik edecek ve dünya ani iklim değişikliklerinin tehlikeli etkilerinden kaçınma fırsatı bulacak" deniliyor.

Raporda, yakıt değiştirmenin sonucu olarak emisyon indirimleri potansiyelini gösteren, geleceğin elektrik üretimi ile ilgili üç senaryo sunuluyor. Birinci senaryoya göre, kömürün yerine tekrar kömür geliyor. Kömür senaryolarında, teknik ömrünü dolduran her santral ünitesinin, yerine yenisi yakıt değişikliği gerçekleştirilmeden yapılıyor. Yeni taşkömürü santralleri için ortalama verimlilik yüzde 45, linyit santralleri için yüzde 43 olarak varsayılıyor. Buna göre, otuz santralin 2006'da toplam 393.4 milyon ton olan karbondioksit miktarı, 2010'da yüzde 9.7 azalarak 355.2, 2020'de yüzde 17.3 azalarak 325.5 milyon ton, 2030'da yüzde 21.3 azalarak 309.8 oluyor.

Kömürün doğalgaz ile ikame edildiği ikinci senaryoda, ömürlerini tamamlayan bütün kömür santralleri, kilovat saat başına 365 gram karbondioksit salan yüksek verimli kombine çevrim doğalgaz santralleriyle değiştirilmesi öngörülüyor. Bugün salım miktarı 393.4 milyon ton olan santrallerin karbondioksitleri, 2010'da yüzde 13.5 azalma ile 340.4 milyon tona, 2020'de yüzde 40.5 azalmayla 233.9 milyon tona, 2030'da yüzde 54.4 azalmayla 179.2 milyon tona iniyor.

WWF, üçüncü senaryosunda, kömür santrallerinin yerini yenilenebilir enerjiyle çalışan santrallerin aldığını varsayıyor. Yenilenebilir senaryosunda yine ömrü biten kömür santrallerinin karbondioksitleri, yenilenebilir santrallerle ikame edilince, 2010'da yüzde 15.9 azalmayla 330.7 milyon ton, 2020'de yüz de 57.5 azalmayla 167.3 milyon ton, 2030'da yüzde 79.1 azalmayla 82.4 milyon tona düşüyor.

Çare teknolojide

WWF, kömür ikame senaryosu için "çok yetersiz", gaz ikame senaryosu için "yetersiz" derken, yenilenebilir ikame senaryosunu "gerçekçi" bulmuyor. Raporda, "Küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutmayı sağlamak ve 2050'den önce Avrupa'nın karbonsuz enerji üretimine geçmesi için bu kirli 30'un emisyon oranlarını yüzde 80 oranında düşürmesi gerekiyor. Avrupa'nın 2020 hedefi olan yüzde 20 yenilenebilire ve karbon gömme ve yakalamada yeni teknolojiler ile birlikte enerji verimliliğine odaklanmasıyla, çeşitli teknolojilerin bir araya gelmesi emisyonların yüzde 80 oranında düşmesini sağlayabilir" deniliyor.
WWF'nin teknoloji konusundaki önerileri şöyle sıralanıyor:

* Talep kısmındaki enerji tasarrufuna güçlü eğilim,
* Güç ve ısı talebinde daha iyi entegrasyon; geleneksel elektrik santrallerinin yerine, kombine ısı ve güç santrallerini teşvik etmek,
* Eski santrallere uyarlanacak ya da yeni yapılacak santrallerde karbon gömme ve yakalama teknolojileri,
* Offshore rüzgâr enerjisini destekleyen yeni bir şebeke yapısından ve Güney Avrupa ile Kuzey Afrika'dan konsantre güneş enerjisi ithalatı gibi yenilenebilir enerji hizmetlerini genişleten kombinasyonlar.
Döviz
    1.  
    2. Alış
    3. Satış
    4. Kapanış
    5. Değişim
    1. USD
    2. 2,2175
    3. 2,2185
    4. 2,206
    5. 0,57
    1. EUR
    2. 2,7765
    3. 2,7775
    4. 2,781
    5. -0,13
    1. GBP
    2. 3,538
    3. 3,554
    4. 3,536
    5. 0,51
    1. CHF
    2. 2,296
    3. 2,308
    4. 2,311
    5. -0,13
    1. JPY
    2. 1,967
    3. 1,98
    4. 2,021
    5. -2,03