|
OCAK'TA OLUMLU AYRIŞAN BORSA'DA DİKKATLİ OLMA ZAMANI
İMKB 100 ENDEKSİ
2009 yılında tarihinin en kötü performansını sergileyen Türkiye ekonomisine rağmen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Dünya Borsalar Federasyonu WFE'ye göre 2009 yılında yüzde 96.6 artış oranıyla, en çok yükselen borsalar sıralamasında 5. olmuştur. 2010 yılının ilk ayında ise IMKB 100 endeksi % 3.5 daha yükselerek 54.650 seviyesinden kapanırken, yükselişte ana etken bu kez bankalar değil (Banka endeksi % 1 düştü) % 8 yükselen sanayi endeksi ile % 16 yükselen sigorta endeksi olmuştur.
Ocak ayında ABD'de teknoloji endeksi Nasdaq % 5.4 düşerken, Dow Jones % 3.5 değer kaybetti. Almanya'da Dax % 5.9, İngiltere'de FTSE % 4.1 düşerken Çin % 8.8, Brezilya % 4.6 değer kaybetti. Bu kayıplarda; ABD'de Obama'nın bankaları sıkı denetime tabi tutma ve yeni vergi getirme planı, Çin'in yuanın karşılık oranını arttırarak likiditeyi çekme operasyonu yapması ve Yunanistan'ın mali durumuna yönelik kaygılar etkili oldu. Aynı gerekçeler, dolar kurunun Euro karşısında % 3'e varan oranda değer kazanmasına yol açtı. Özellikle Çin'in ekonomideki ısınmanın enflasyonist baskı yapacağı endişesiyle yuan likiditesini çekme yönünde attığı adımlar dolara direkt etki ediyor. Zira FED'den sonra dünyanın en büyük ABD doları rezervine sahip olan Çin'in yuanı değerlendirmesi doların da güçlenmesine neden olurken carry-trade etkisi ile borsalara da satış getirici etki yapıyor.
Global piyasalardaki düşüşü frenleyen unsurlar ise FED'den yapılan faiz artırımının kısa sürede olmayacağına dair açıklamalar ile beraber beklentilerin üzerinde gelen şirket kârları olmuştur. Ayrıca sürpriz bir şekilde Massachusetts Senato seçiminde Obama'nın partisi demokratların kaybetmesi piyasalarca olumlu karşılandı.
Bu noktada seçimi kaybettikten sonra Obama'nın bankacılık sektörüne yönelik açıkladığı plana değinmekte fayda var. Bu plan, aynı zamanda ABD halkının bankalara kızgınlığını bir nebze azalatmak için yapılan bir girişim. Bu sayade bankacılık sektörüne sıkı denetim geliyor: 1)Bankaların büyüklükleri sınırlandırılabilecek 2)Bankaların hedge fonlara ya da private equity şirketlerine sahip olmaları sınırlandırılabilecek 3) Bankaların kendi hesaplarına yatırım yapmaları (prop trading) sınırlandırılabilecek. Ama banka ağırlıklı piyasalar bu durumdan memnun değiller. Eğer planı yumuşatmazsa piyasalarda satışların artması kaçınılmaz olacaktır.
IMF Dünya Ekonomik Görünümü raporunda küresel finansal kriz sonrasında görülen toparlanmanın beklenenden daha güçlü olduğunu belirterek, küresel ekonomi için 2010 yılı büyüme tahminini Ekim ayında yayımlanan %3.1 seviyesinden %3.9'a, 2011 beklentisni de %4.2'den %4.3'e yükseltti. IMF, Küresel Finans İstikrar Raporu'nda da küresel finans sisteminin istikrar kazandığını, ancak çoğu gelişmiş ülkedeki finans sisteminin kırılgan bir durumda olduğunu, gelişmekte olan ekonomilere sermaye girişinin ise endişe yaratmaya başladığını belirtti.
Global piyasalarda satışlar hakimken İMKB tüm dünyanın tersine hacimli ve yabancı sermaye girişinin arttığı bir yükselişle ayı tamamladı. Bundaki en önemli gerekçe ise; son günlerde etkisi giderek artan IMF haberleri olmuştur. Zira Bakan Babacan'ın basına yaptığı açıklamalar ve olumlu ya da olumsuz bir açıklamanın çok kısa sürede yapılacağına dair söylemleri piyasada yankı buldu.
Şubat ayında IMKB için teknik destekler 54.500 ve 53.000 olacakken dirençler 55.600 ile 56.500 olacaktır. Eğer alışlar güç kazanırsa tarihi zirve olan 58.500 tekrar test edilebilir.
Yunus KAYA / ykaya@gedik.com
Gedik Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Araştırma Uzmanı
|